DUYGUDURUM BOZUKLUKLARI
Duygudurum Bozuklukları, psikiyatride belirli bir tanı grubunu belirten bir terimdir. Bu başlık altında çeşitli duygudurum bozukluğu tanıları tanımlanmıştır. En sık görülenlerinden biri major depresyondur.
Depresyon nedir?
Depresif duygular sağlıklı insanlarda istenmeyen ya da hayal kırıklığına neden olan yaşamsal olaylar karşısında ortaya çıkan, sıkıntı, üzüntü ve keder içeren duygusal tepkiler olup, yaşamın normal bir parçası olarak kabul edilebilir. Ancak psikiyatride ruhsal bir rahatsızlık olarak kabul edilen depresyon duygusal bir tepkiden çok daha şiddetli ve kişinin yaşamını olumsuz olarak etkileyen, hatta onun tüm yaşamsal işlevlerini bozan, belirli belirti kümelerinden oluşan bir durumdur. Temel özellikleri arasında kederli ve karamsar bir duygu hali, kötümser düşünceler, gelecek hakkında umutsuzluk, hayattan zevk alamama, enerji azlığı, psikomotor yavaşlama, iştah ve uyku düzensizlikleri bulunur.
Kimler depresyon için daha fazla risk altındadır?
Depresyon daha çok orta yaş hastalığıdır. 20-45 yaş arası sıklıkla görülür. Kadınlar erkeklere göre iki kat daha fazla risk altındadır. Özellikle yakın zamanda boşanmış, eşinden ayrılmış veya eşini kaybetmiş olanlarda oran daha yüksektir.
Olumsuz yaşam olayları, kişinin alışılmış davranışlarını etkileyen ve kişinin iyilik halini bozan değişimler, depresyona yatkın olan bireylerde bu rahatsızlığı başlatabilir. Önemli yaşam olayları için şunlar sayılabilir:
• Evlilik yaşamıyla ilgili çatışmalar
• Eşinden ayrılma ya da eşin ölümü
• Yeni bir işe geçme ya da çalışma şartlarının değişmesi
• Ağır fiziksel hastalık ya da diğer aile bireylerinde beliren hastalıklar
• Aile bireylerinden birinin ya da beraber yaşanan kişilerin ayrılması
Depresyonda tanı
Tanı bir çok belirtinin aynı dönemde eşzamanlı olarak kişide izlenmesiyle konulur. Bu belirtiler şunlardır:
• Çökkün ve kederli duygudurum ve/veya zevk alamama
• Arkadaşlar ve aileden uzaklaşma
• Dikkat dağınıklığı, konsantrasyon güçlüğü
• Değersizlik, suçluluk düşünceleri
• İlgi ve istek kaybı
• Enerji azlığı, halsizlik, yorgunluk
• Cinsel istekte azalma
• İştahsızlık kilo kaybı veya aşırı kilo alma
• Adet düzensizlikleri
• Uykusuzluk veya aşırı uyku uyuma
• Hazımsızlık, vücut ağrıları
Tüm bu belirtiler kişinin mesleki ve ailevi yaşantısını etkilemeye başlamış, ilişkilerini bozuyor, gününün büyük bir kısmını kaplıyor, kontrol edilemez ve başa çıkılamaz durumda ve en az 2 haftadan beri sürüyorsa sorunun depresyon olması muhtemeldir.
Maskeli depresyon ne demektir?
Kısaca depresyon belirtilerinin arka planda olduğu veya hiç görülmediği, kişiler arası ilişkilerde bozulmanın olmadığı depresyon çeşididir. Hastalar sıklıkla psikolojik belirtileri ve yaşamsal sorunlarını inkar ederler ya da olduğundan daha az gösterirler. Bunlar yerine hekime; bedensel belirtiler, alkol-madde kullanımı ya da cinsel işlev bozuklukları ile başvururlar. Genellikle 35-45 yaş arası kadınlarda iki kat daha fazla görülür. Hastalarda sıklıkla ilgi ve istek kaybı, uyku bozuklukları izlenir ve sosyal uyumlarında ve ilişkilerinde kısmen bozulma yoktur.
Tedavi
Erken dönemde bir psikiyatri uzmanına başvurmak tedavinin başlatılması ve kronikleşmeyi önlemek açısından önemlidir.
Depresyon büyük oranda başarı ile tedavi edilebilen bir rahatsızlıktır. Çeşitli ilaç tedavileri ve beraberinde uygulanan psikoterapi bir çok hastada yüz güldürücü sonuçlar vermektedir.