HARBİ SOHBET EYLENCE FİLM DİZİ VE BİLGİ DÜNYASI Forum Ana Sayfa HARBİ SOHBET EYLENCE FİLM DİZİ VE BİLGİ DÜNYASI
sohbet eğlence ve bilgi forumu film izle indirmeden izle oyun oyna
 
 SSSSSS   AramaArama   Üye ListesiÜye Listesi   Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları   KayıtKayıt 
 ProfilProfil   Özel mesajlarınızı kontrol etmek için giriş yapınÖzel mesajlarınızı kontrol etmek için giriş yapın   GirişGiriş 

HAVUCUN FAYDALARI

 
Yeni başlık gönder   Başlığa cevap gönder    HARBİ SOHBET EYLENCE FİLM DİZİ VE BİLGİ DÜNYASI Forum Ana Sayfa -> Mutfaktaki Püf NoktalarI Ve Çeşitli Bilgiler
Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yazar Mesaj
BİRUmut43
forumun en başarılı uyesi
forumun en başarılı uyesi


Kayıt: 02 Mar 2008
Mesajlar: 665
Konum: yasaklı

MesajTarih: 05,05,2008, 13:18:44    Mesaj konusu: HAVUCUN FAYDALARI Alıntıyla Cevap Gönder

BESINLER VE SAGLIGIMIZ



Maydonozgiller (Apiaceae) familyasından, iki yıllık otsu bitki ve bitkinin sebze olarak değerlendirilen kökleri. Anayurdunun Afganistan ve komşu ülkeler olduğu sanılıyor.

ABD, Avrupa ve öbür ılıman ülkelerde yaygın olan yabani havucun, bugün tarımı yapılanın

atası olduğu düşünülüyor. Akdeniz yöresinde Hıristiyanlık öncesi dönemlerde, Çin ve

kuzeybatı Avrupa'da ise 13. yüzyılda havuç tarımı yapılmıştır. 20. yüzyılda karotenin (provitamin A) değerinin anlaşılması karotence zengin olan bu bitkinin besin kaynağı olarak önemini artırmıştır. Bugün ılıman kuşakta büyük miktarlarda havuç tarımı yapılıyor.

İki yıllık bir bitki olması nedeniyle havuç, ilk yıl toprak üzerinde dik rozetler oluşturan ince parçalı yapraklar ve toprak altında etlenerek gelişen bir kazık kök ile buna bağlı ince yan

kökler oluşturur. İkinci yıl ise yaprak özetlerinin içinden 60-100 cm uzunluğunda dallanmış

çiçek sapları çıkar.

Ana ve yan dalların ucunda pembemsi beyaz renkli çiçeklerin oluşturduğu çiçek kümeleri (bileşik şemsiye) bulunur. Sarımsı gri renkli ve dikenli tohumları vardır. Havuç makineli tarıma en uygun sebzelerden biridir.

Taze havuçlar düzgün, lekesiz kabuklu, sıkı ve gevrek etli olur. Parlak turuncu rengi, yüksek karoten içeriğini gösterir. A, C, B1 ve B2 vitaminlerince zengin bir ürün olan havuç, çiğ olarak ya da pişirilerek tüketilir. Tohumlarından halk arasında gaz söktürücü, idrar artırıcı, adet

getirici ve mide ilacı olarak yararlanılır. Havuçtaki kompleks karbonhidratlar vücuda ererji verir. Sindirimi kolay olan havuç suyu, karaciğerin safra salgılamasına ve kolestrolü dengelemesine yardım ettiğinden tüm sebze suları içinde en önemlilerindendir. Kaldı ki, havuçtaki alkalin mineralleri sinir sistemini korurken, ince bağırsak duvarlarını da çalıştırır ve düzenler. Bir de cildin güneş ışınlarına karşı korunmasına da yardım eder ki, bu özelliğiyle açık havada dolaşmayı sevenler için koruyucu işlev görmesi açısından son derece önemlidir.

Aşırı havuç suyu içildiğinde cilt hafif portakal rengi alırsa da bunun bir zararı söz konusu değildir.

Havuçlar kirli olsa bile kabuğunu soymamak gerekir. Çünkü yarım kilogram havuçta 30 mg

C vitamini, B1-B-B6 vitaminleri, kalsiyum, demir ve potasyum mineralleri bulunur ve bunların büyük bölümü kabuğun altındadır. Kabuğu soyulduğunda havuç besin değerinden çok şey kaybeder. Havucun kabuğunu soymak yerine musluğun altında hafifçe fırçalamak yeterlidir.

BIRAKILAN YORUMLAR (Cool ::
YORUM BIRAKIR MISIN? ::
Bağlantı


30/7/2007 - ÇOCUK BESLENMESİNDE YUMURTANIN ÖNEMİ
Kategori: BESINLER VE SAGLIGIMIZ


Gelişim için gerekli protein, vitamin, mineral ve yağa sahip olan yumurta, çocuk ve yetişkin beslenmesinde önemli bir yere sahiptir. Bu nedenle bebeklere dahi 4-5 aylıkken verilmeye başlanır.

Ailesinde kalp ve damar hastalığı olan bebekler dışında 5 aylık bir bebek, gün aşırı bir yumurta sarısı yiyebilir. Ancak risk grubunda olan bebeklere kolesterol nedeniyle yumurta, 3-4 günde bir verilmelidir.

Bebeğin beslenme zincirine ilk kez katılan yumurta,ilk önce katı olarak pişirilmeli ve bir yumurta sarısının dörtte birinden başlanmalıdır. İki günde bir arttırılarak, 8-10 gün sonra tam bir yumurta sarısı yedirilmeye başlanmalıdır.

A vitamini ve bazı B vitaminleri bakımından zengin bir yiyecek olan yumurtada demir, fosfor, magnezyum, kükürt ve sodyum gibi mineraller bulunur. Yumurtanın sarısı, akına oranla daha fazla yağ, protein ve demir içerir.

Bu nedenle beslenme problemi olanlara, kansızlık sorunu yaşayanlara yumurta sarısı yemeleri önerilmelidir. Yumurta ne kadar taze olursa, o kadar da besleyici olur. Düşük sıcaklıkta bekletilen yumurtalarda A, uzun süre bekletilen yumurtalarda ise B12 vitamininde bir azalma görülür. Bu nedenle özellikle çocuklara yedirilecek yumurtanın günlük olmasında fayda vardır.

BIRAKILAN YORUMLAR (2) ::
YORUM BIRAKIR MISIN? ::
Bağlantı


29/7/2007 - MAGNEZYUM-KALSİYUM
Kategori: BESINLER VE SAGLIGIMIZ

Magnezyum özellikle vücuttaki enzimlerin fonksiyonlarında çok önemlidir. Yaklaşık yüzde 60'ı kemikte, yüzde 26'sı vücutta özellikle de kalp, karaciğer, böbrektedir. Erişkin erkeklerde 350 mg, erişkin kadınlarda 380 mg. günlük dozda alınması önemlidir.

Hangi yiyeceklerde magnezyum vardır?
Özellikle işlenmemiş ham haldeki yiyeceklerde
ve doğal yiyeceklerde yeterince magnezyum vardır. Ancak magnezyumu en bol alacağınız kaynaklar yeşil sebzeler, tofu (soya peyniri), çekirdekler, fındık, fıstık, çerez grubu ve tam tahıllardır. Balık, et, süt ve genelde sık yenen çoğu meyvelerde magnezyum oranı düşüktür. Özellikle tam tahılları ve doğal haliyle yenen gıdaları, et, süt ve süt ürünleri fazla tüketenlerin magnezyum oranı düşük olur.

Ayra zamanda çok alkol içen kişilerde de magnezyum eksikliği olabilir. Badem, buğday, kelp (Bir cins deniz yosunu), hint keşu fıstığı, pekmez özellikle yüksek oranda magnezyum içerir. Magnezyum düşük olduğu zaman vücutta yüksek tansiyon, böbrek taşı, adet sancısı, adet öncesi gerginliği hassasiyet artar ve magnezyum eksikliğinde yorgunluk, zihinsel bulanıklık, bitkinlik, kas krampları, iştahsızlık, uykusuzluk, ve iritabilite olabilir. Magnezyum yeterince alındığı takdirde vücutta 300'den fazla enzimi destekler ve çalışmasını kuvvetlendirir.

Magnezyumun çok önemli bir fonksiyonu da kalsiyum metabolizmasını desteklemek kemik erimesine karşı koruyucu ve tedavi edici olarak yararlı olmasıdır. Magnezyum aynı zamanda vücutta genel olarak spazm çözücü ve rahatlatıcı etki yapar.

Kalsiyum
Kalsiyum vücuttaki en çok ağırlık oluşturan mineraldir. Kemiklerin yüzde 99'u kalsiyumdan oluşur. Sadece kemikler değil dişlerin de teması kalsiyumdur. Kasların kasılması, beyin sinir sisteminde iletişimi sağlayan sıvılar, kanın pıhtılaşması hepsi kalsiyuma bağlıdır.

Hangi yiyeceklerde kalsiyum vardır?
Kalsiyumun en iyi gıda kaynaklan süt ve ürünleridir. Bitkilerden de özellikle tofu, ıspanak, turplar, yeşil lifli yapraklı sebzeler kalsiyum açısından zengindirler. Sindirim sisteminden ıspanaktaki kalsiyumun emilişi düşükken, lahanadan emilişi ise yüksektir. Pek bilinmez ama lahana yüksek oranda kalsiyum içerir.

Hatta bu kalsiyum bazen sütteki kalsiyumdan daha fazla olabilir. Kalsiyum eksikliği genelde de bilindiği gibi kemik defoları ve kemik erimesine yol açabilir. Kalsiyum düzeyi çok düştüğü zaman kas krampı olabilir.

Düşük kalsiyum yüksek kan basmcı, osteoropoz ve bağırsak rahatsızlıklarına yol açar. Kalsiyum badem, maya, maydanoz, fındık, keçi sütü, kuru incir, ayçekirdeği, susam, brokoli, ayranda ve kabak çekirdeğinde bol miktarda vardır.

Günlük kalsiyum alımı yaşa, cinse göre değişir. Çocuklarda 800 mg. iken daha büyüklerde 1000-1200 mg'a kadar çıkabilir.

Tansiyona karşı da koruyucudur
Kalsiyumun sadece kemik ve diş oluşumu için gerekli bir mineral değil aynı zamanda yüksek tansiyona karşı da koruyucudur. Bazı kaynaklar kalsiyumu bağırsak kanserine karşı koruyucu olarak da gösterirler. Kalsiyumun çeşitli preperatlan vardır.

Eskiden yumurta kabukları, deniz kabuklan, özellikle istiridye kabuğu, okyanus mercanları, kireç de kullanılırmış. Bu maddeler daha hijyenik ve modern şartlarda preperatlar olarak günümüzde de üretilmektedir.

Hamilelerin de özellikle üçüncü aydan sonra düzenli kalsiyum almalarının bebeğin sağlıklı kemik ve diş oluşturmasına katkısı vardır. Kemik erimesinde kalsiyumu, günümüzde D vitaminini magnezyum, çinko ve boron'la beraber vererek dokularda daha iyi tutulmasını sağlıyoruz.

Sağlıklı bir şekilde Ramazan'ı bitirmek için saç, kemik, tırnak, diş sağlığı için iftar sırasında, ilk lokmalarla beraber günde 1 adet kalsiyum, magnezyum, çinko hapı öneriyorum. Bilinçsiz ve aşırıca alınan kalsiyum hapları böbrek taşı ve kabızlık yapabilir, dikkat.

BIRAKILAN YORUMLAR (0) ::
YORUM BIRAKIR MISIN? ::
Bağlantı


28/7/2007 - ÇOCUKLARDA SAĞLIKLI BESLENME
Kategori: BESINLER VE SAGLIGIMIZ


Çoğu annenin ana problemi olan çocuğunun sağlıklı beslenip beslenmediği sorusuna çocuk doktoru Dr. Şirin Göker Seçkin şu açıklamalarda bulunuyor:

Çocuk sağlığı, bağışıklık sistemi, büyümesi, gelişmesi, öğrenme yeteneği ve psikolojik yapısı beslenme biçimine bağlıdır. Çocuklukta kazanılan doğru beslenme alışkanlıkları ileri yaşlarda gelişebilecek damar sertliği, şeker ve kalp hastalıkları, yüksek tansiyon, kemik erimesi, kireçlenme ve kimi kanser türlerinden korunmasını sağlar. Yetersiz beslenme çocuklarda boy kısalığına neden olurken, sinir sistemi de gelişmeyeceğinden zekada kalıcı geriliğe bağlı okul ve meslek yaşamında başarısızlık görülebilir. Ucuz gıdalarla da sağlıklı beslenme sağlanabilir.

Çocuğun beslenmesi için gerekli maddeler normalde yediğimiz çeşitli besinlerde bulunur. Bunları gruplara ayırmak gerekirse;

Proteinler
Karbonhidratlar
Yağlar
Mineraller
Vitaminler
Su

Sağlıklı beslenmenin ana kurallarını sıralarsak;
Tek tip beslenmeden kaçınılmalı, çeşitli gıdalar tüketilmeli
İdeal kilonun korunmasına dikkat edilmeli
Fazla yağlı ve kolesterollü yiyeceklerden kaçınılmalı.
Yeterli lif-kepek içeren gıdalar alınmalı.
Fazla şeker ve tuz tüketilmemelidir.
Çocuklara doğru beslenme alışkanlığı verilmesi bebeklikten başlar. Çocuğun damak zevkini kişisel deneyimleri kadar anne-baba ve kardeşlerin damak zevki ve televizyon etkiler. Örneğin evde beyaz ekmek yiyen bir ailenin çocuğu kepekli ekmeğe karşı bir isteksizlik gösterir. Halbuki çocukluktan beri kepekli ekmek yemeye alışmış bir çocuk tüm yaşamı boyunca kepekli ekmeği tercih edecektir. Çocuğa değişik yemek çeşitleri sunarak çeşitliliğe alışması sağlanmalıdır.

Çocuklara doğru beslenme alışkanlığı kazandırılırken ceza veya ödüllendirme yöntemi kullanılmamalıdır. İstenilen besini yediği zaman sadece "aferin" gibi övücü bir söz söylemek yeterli olacaktır.

Tüm çocukların ağız tadı zaman zaman değişir .Bazı besinleri tercih ettikleri, bazılarını ise şiddetle reddettikleri dönemlerden geçerler .Özellikle 1-2 yaş çocuklarında bazı öğün az yeme ya da hiç yememe görülebilir. Bu yaşın özelliğidir, önemsenmemelidir. Bu dönemlerde sevilmeyen besin 3-6 ay arayla tekrar sunulabilir.

Çocukların aç olmadıkları ya da istemedikleri saatlerde yemek yemeye veya istemedikleri bir besini yedirmeye zorlamak beslenme sorunlarının gelişmesine yol açar. Bu nedenle yemek saatleri konusunda katı olunmamalı, çocuğun acıkma ritmine uyulmalıdır. Ayrıca yalnızca kahvaltıda yenilen besinler veya akşam yenilebilir besinler gibi düzenlemeler yapılmamalıdır. Çocuk istiyorsa akşam yemeğinde kahvaltı etmenin veya kahvaltıda makarna veya sebze yemenin çocuğa hiçbir zararı yoktur.

Et yemeyen veya süt içmeyen çocuk için hemen üzülmeye gerek yoktur. Gün içinde yoğurt, peynir ,yumurta veya fıstık ezmesi yiyen çocuk protein ve kalsiyum ihtiyacını karşılamaktadır.

Tatlı yerine genelde meyve arada bir de evde yapılan tatlılar verilmelidir. Örneğin aşure, kuru üzüm, incir, havuç, ceviz gibi yemişler katılarak yapılmış kurabiyeler, kekler, sütlü tatlılar uygundur. Tatlı pişirilirken şeker yerine incir, üzüm, kayısı, dut gibi meyve kuruları, konsantre meyve suları, pekmez, tahin veya bal kullanılabilir. Bu sayede boş şeker yerine bir miktar protein, nişasta, vitamin ve lif yemeleri sağlanabilir.

Özetle 1 yaşından itibaren çocuğun
Proteinler (et, balık, tavuk, yumurta, baklagiller)
Sütlüler( bol kalsiyum ve protein içeren süt, peynir, yoğurt vb)
Meyve ve sebzeler (özellikle bol A ve C vitamini içerikli)
Tahıllar nişastalılardan (bol karbonhidrat içerikli un, patates, makarna, vb.)
oluşan dört ana besin grubunu içeren karışık bir diyeti olmalıdır.

PROTEİNLER : Büyüme, gelişme, hücre ve dokuların yenilenmesi için, bağışıklık sisteminin gelişmesi için gerekli olan proteinler anne sütü, inek sütü, süt ürünleri, et, balık, deniz ürünleri, yumurta, baklagiller ve soya fasulyesinde bulunur.

BAKLAGİLLER: Kırmızı mercimek, nohut, kuru fasulye protein, demir ve B vitaminlerinden zengindir. Ancak baklagillerin hayvansal kaynaklı protein değerini tam olarak karşılayabilmesi için pilav üstü nohut veya kuru fasulye gibi birden fazla baklagilin bir arada verilmesi gerekir. Tarhanada buğday unu, nohut, yoğurt ve çeşitli sebzelerden hazırlanmış besin değeri yüksek bir gıdadır. İçerisinde protein, demir, kalsiyum ve çeşitli vitaminler bulunur.

BALIK: Yüksek protein içermesinin yanı sıra kalsiyum, fosfor, demir, A ve D vitamini içermesi balığı besin yönünden çok değerli kılar. Ayrıca sinir sistemi ve görme işlevinin gelişmesinde önemli rolü olan omega yağ asitleri yalnız balıkta,balık yağında ve deniz ürünlerinde bulunur.

KARACİĞER: Demir, protein, A ve D vitamini yönünden zengindir. Haftada 1-2 öğün yedirilmesi yeterlidir. Sık kırmızı et yeniyorsa hiçte verilmeyebilir.

YOĞURT: Yüksek miktarda protein ve kalsiyum içerdiğinden çok değerli bir besindir. İnek sütünden yapılmasına karşılık mayalandığı için daha az alerjiktir. Bebek ya da çocuk sade yoğurdu yemek istemezse demir açısından zengin olan pekmez veya meyve karıştırılabilinir.

PEYNİR: İnek,koyun ve keçi sütünden üretilen peynirler kalsiyum ve protein açısından zengindir. Yumuşak peynirlerin yağ ve kolesterol oranı yüksek olduğundan kalsiyumdan zengin olan sert peynirlerin verilmesi tercih edilmelidir.

SÜT: Protein ve kalsiyum açısından zengin olmasına karşın, demir içeriği düşük olduğundan süt demir eksikliğine yol açabilir. Dengeli beslenmeyi bozmamak için günde 600ml'den fazla süt içilmemelidir. Sinir sistemi ve görme fonksiyonun gelişmesi için önemli olan yağ asitlerinden, C vitamini ve çinko yönünden de fakirdir. Çok alerjik bir gıda olduğundan sürekli burun akıntısı, astım, tekrarlayan orta kulak iltihabı gelişmesine, kuru-hassas cilt egzamaları gelişmesine neden olabilir. Sindirimi de zor olduğundan 2 yaşından önce verilmesi pek tavsiye edilmez.

DONDURMA: Süt, şeker ve salepten yapıldığı için iyi bir vitamin,protein ve enerji kaynağıdır.Dondurma yiyen çocuklarda diğerlerine nazaran daha fazla boğaz iltihabı görülür diye bir şey yoktur.

ET : Besin değeri azalabileceğinden buzluktan çıkarılan dondurulmuş et çözülmeden pişirilmemelidir. Mikro dalga fırında hızla çözmek en uygun yöntem olmakla beraber mikro dalga fırın yoksa sıcak suda eritilmeye çalışılmalıdır. Eti oda ısısında çözmeye bırakmak sağlıksızdır.

Etin suyunu bırakması besin değerini azaltacağından tavanın önceden kızdırılmasında fayda vardır.

Bebeklere hazırlanan sebze çorbalarına katılarak pişirilen etin demir içeriği azalırken sebze püresinin gereksiz yere kalorisi artar.Bu nedenle etin sebze çorbasından ayrı pişirilerek bilahare çorbaya katılması tavsiye edilir.

KARBONHİDRATLAR : Karbonhidratlar enerji verirler. Şeker, reçel gibi boş kalori içeren besinler yerine bal, meyve şekeri, pekmez gibi ayrıca demir içeren karbonhidratların tüketilmesi daha yararlıdır.

Sebzeler, meyveler, pirinç, buğday, yulaf ezmesi gibi tahıllar, kepekli ekmek ve makarna çeşitli vitaminler, mineraller ve lif de içerdiklerinden tüketilmesi daha sağlıklı karbonhidratlardır.

YAĞLAR : Sinir sistemi iki yaşına kadar gelişiminin %95'ini tamamlar. Sinir kılıflarının yüzeyi yağlarla kaplandığı için her gün diğer besinlerle birlikte bir miktarda yağ alınmalıdır. Kuyruk yağı, tavuk derisi gibi hayvansal yağlar kolesterol yüksekliğine yol açarak kalp hastalıklarına neden olabildiklerinden genel kural olarak hayvansal yağlardan uzak durulmalıdır.

Zeytinyağı, ay çiçek yağı, mısırözü yağı, pamuk yağı, soya fasulyesi yağı sağlıklıdır. Haşlamalar kızartmalara tercih edilmelidir.

MİNERALLER : Çocuklarda özellikle iki mineral çok önemlidir; kalsiyum ve demir. Süt ve süt ürünleri kalsiyum açısından zengindir.

DEMİR: İnsan bedenindeki her hücrenin yapısında demir vardır ve oksijen taşımak gibi önemli bir rol üstlenmiştir. Bezelye, mercimek, fasulye gibi baklagillerdeki demir ıspanaktakinden çok daha fazladır. Ciğer, kırmızı et, deniz ürünleri, kuru kayısı, erik, baklagiller, badem, kuru üzüm, bira mayası demir içeriği en yüksek olan gıdalardır. Ancak kırmızı etin içinde bulunan demirin emilimi daha zordur. Vitamin C ise demir emilimini arttırır.

VİTAMİNLER : Sanılanın aksine vitaminler iştah açıp kilo aldırmazlar. Ancak vitaminler vücuda alınan bazı besinlerin daha iyi değerlendirilmelerine yardımcı olurlar. Ayrıca vücudun bağışıklık sistemini güçlendirirler. Genelde yeterli ve dengeli olarak balık, meyve, sebze, tahıl ve süt ürünleri alan kişilerde vitamin eksikliğine rastlanmaz. Besinleri aşırı kaynatmak ,haşlamak içindeki vitaminlerin azalmasına yol açar. C ve B vitaminlerinin gerekenden fazlası idrar yoluyla atılır. Ancak yağda çözülen vitaminler için durum farklıdır. D vitaminin fazlası zehirlenmeye yol açar. Hamilelikte alınan yüksek dozda vitamin A doğacak bebekte çeşitli sakatlıklara yol açabilir. Meyveler, sebzeler ve baklagiller vitamin açısından zengin besinlerdir.

MEYVELER: Vitaminler en yoğun olarak kabuğa yakın bölgede bulunur. Bu nedenle kabuklar ince soyulmalıdır. Meyveyi kabuğu ile birlikte vermek son zamanlarda artan çevre kirliliği ve kullanılan böcek ilaçları nedeniyle pek sağlıklı değildir. Meyveler kurutulduğunda veya kaynatıldığında içerdikleri C vitamini miktarı azalır. Meyve ve sebzeler derin dondurucuda besin değerlerini kaybetmeden 2 ay saklanabilir. Bir bardak taze sıkılmış portakal suyu veya bir portakal 2 günlük C vitamini ve günlük A vitamini ihtiyacını karşılar.

SEBZELER: Vitaminler ve mineraller açısından zengin olan sebzeler aynı zamanda bağırsakların düzenli çalışmasına yardımcı olan lifler açısından da zengindir. Az sebze yenmesi kabızlığa yol açar. Havuç, patates, kabak, kereviz, avokado (antioksidan maddeler açısından çok yararlıdır), ıspanak, semiz otu, tatlı kırmızı biber(paprika), enginar, taze bezelye, brokoli, karnıbahar, brüksel lahanası, maydanoz (A vitamini açısından çok faydalı) ve taze nane çocuğa korkmadan verilebilir.

Bol A ve C vitamini içermesine rağmen domates alerjiye yol açabileceğinden yedi aylık bebeklerden küçüklere verilmez.

Bakla favizm hastalığına yol açabileceğinden bir yaşından küçüklere tavsiye edilmez.

Patlıcan vitamin ve mineral yönünden fakir olduğu kadar nikotinde içerdiğinden çocuklara yedirilmesi önerilmez.

Beyaz ve kara lahana, pırasa, soğan ve sarımsak bebeklerde gaz yapabileceği için ancak 9. Aydan itibaren denenebilir.

Ispanak, şalgam, pancar ve havuç nitrat içerdiklerinden taze alınmalı ve uzun süre bekletilmeden gün içinde pişirilmelidir. Diğer sebzeler ise 48 saat buzdolabında saklanabilir.

Sebzelerin besin değerini korumak için kendi buharında ya da çok az suda pişirmek en sağlıklı yöntemdir.

Çocuklar canlı görünümlü sebzeleri daha çekici bulduklarından pişirilirken az miktarda limon suyu veya sirke katılarak sebzelerin canlı renkli kalması sağlanabilir.

Sebze püresi derin dondurucuda 2 ay, buzlukta 1 ay, buzdolabında ise 48 saat besin değerini kaybetmeden saklanabilir.




BIRAKILAN YORUMLAR (1) ::
YORUM BIRAKIR MISIN? ::
Bağlantı


27/7/2007 - HANGI BALIK, HANGI MEVSIMDE YENMELI?
Kategori: BESINLER VE SAGLIGIMIZ

OCAK :

Uskumru, Lüfer, Palamut, İstavrit, Kefal, Hamsi, Mezgit, Tekir, Barbunya, Kırlangıç, Mercan, Sinarit, Karagöz.


ŞUBAT :

Kalkan, Tekir, Gümüş, Kefal, Mırlan, Uskumru, Karagöz, Lüfer.


MART :

Kefal, Levrek, Kalkan, Gümüş, Minakop, Tekir, Barbunya, Mırlan, Mezgit, İzmarit.


NİSAN :

Kalkan, Mercan, Levrek, Kılıç, Kırlangıç, Gümüş, Kefal, Mezgit, Mırlan, Tekir, Barbunya, İzmarit, Eşkina.


MAYIS :

Levrek, Tekir, Barbunya, Kalkan, Dil, Kılıç, Kırlangıç, Karides, Pavurya, İskorpit, Kefal, Gümüş, İzmarit.


HAZİRAN :

Tekir, Barbunya, Gelincik, Mercan, Sinarit, Levrek.


TEMMUZ :

Sardalya, Kolyoz, Uskumru, Tekir, Barbunya.


AĞUSTOS :

Sardalya, Kılıç, Mercan, Sinarit, Kolyoz, Palamut.


EYLÜL :

Sardalya, Kılıç, Palamut, Lüfer, Kolyoz, İzmarit, Kırlangıç, Hamsi, Mırlan, Hani, Tekir, Barbunya.


EKİM :

Uskumru, Lüfer, Palamut, İstavrit, Barbunya, Kılıç, Levrek, Sinarit, Mercan, Sardalya, Eşkina, Minekop, İzmarit, Gümüş, Hamsi.


KASIM :

Uskumru, Hamsi, Lüfer, Palamut, Torik, İstavrit, Tekir, Barbunya, Kılıç, Levrek, Sinarit, Mercan, Sardalya, Eşkina, İzmarit, Gümüş.


ARALIK :

Hamsi, Uskumru, Lüfer, Palamut, Tekir, Barbunya, İstavrit, mercan, Levrek, Gümüş, Mezgit

_________________
BiR rÜYaYDı sAnKİ AsIlLı kAlDı uMutLaRıM bİtAnEm senDEmi seNdeN BaŞkA SeVeRsEm GöZüM kÖR oLsUn.... Yürüdügün yollar cikmaza giderse...Kader deme buna!Sen adim atikca Kaderin yaziliyor Unutma!..eRcAn
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
Önceki mesajları göster:   
Yeni başlık gönder   Başlığa cevap gönder    HARBİ SOHBET EYLENCE FİLM DİZİ VE BİLGİ DÜNYASI Forum Ana Sayfa -> Mutfaktaki Püf NoktalarI Ve Çeşitli Bilgiler Tüm zamanlar GMT +1 Saat
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)

 
Geçiş Yap:  
Bu forumda yeni başlıklar açamazsınız
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız



Gratis Page Rank Service - Pagerank Anzeige ohne Toolbar yatus24.de - Pagerank Anzeige ohne Toolbar


Powered by phpBB © 2001, 2005 phpBB Group
Türkçe Çeviri: phpBB Turkey & Erdem Çorapçıoğlu

Abuse - Report Abuse
Powered by forumup.com forum gratis free, create open your free forum!
Created by Raulken of Hyarbor S.r.l.
TOS & Privacy.

Page generation time: 0.063