 |
HARBİ SOHBET EYLENCE FİLM DİZİ VE BİLGİ DÜNYASI sohbet eğlence ve bilgi forumu film izle indirmeden izle oyun oyna 
|
| Önceki başlık :: Sonraki başlık |
| cin ve perilere inanırmısınz |
| evet |
|
100% |
[ 5 ] |
| hayır |
|
0% |
[ 0 ] |
| kararsızım |
|
0% |
[ 0 ] |
|
| Toplam Oylar : 5 |
|
| Yazar |
Mesaj |
BARAN Admin


Kayıt: 01 Mar 2008 Mesajlar: 2733
|
Tarih: 13,04,2008, 16:12:27 Mesaj konusu: Evlerdeki Haşere ve Hayvanlar Cin Olabilir mi? |
|
|
Evlerdeki Haşere ve Hayvanlar Cin Olabilir mi?
Cinler Hayvan Kılığına Giriyor Cinler insan kılığında görünebilecekleri gjbi, hayvan şeklinde de görünebiliyorlar. Bunun yanında bazı hadislerde cinlerin yılan, akrep, sığır, merkep ve kuş kılığına girdikleri de anlatılmaktadır. Nitekim. Nahle Vadisı'nde Efendimiz (s.a.v.), onlardan biat kabul ederken, akrep ve kedi gibi herhangi bir hayvan kılığında görünmemelerini istemiş, illa görüneceklerse de kendi suretleri, ya da daha başka munis suretlerde görünmelerini cinlere teklif etmiştir. Ümmetine de, Evinizde böyle bir haşare gördüğünüzde, ona önce üç defa "Allah rızası için git deyin, belki o Cin kardeşlerinizden biri olabilir. Eğer gitmezse o zaman Cin değildir; zarar verecekse öldürebilirsiniz" buyurmuştur. Bu bir bakıma iki ayrı taifenin, iki ayrı cinsin veya iki ayrı sınıfın anlaşması gibiydi ki, onun bu teklifine karşı cinler de, "Ümmetin her şeye besmele çeker, her şeyi kapatır ve muhafaza ederse, biz onların yiyecek ve içeceklerinden ne yer, ne de içeriz" diyerek söz vermişler.
Cinlerin bizim yediklerimizden nasıl istifade ettiklerini bilemiyoruz. Belki havasından, belki kokusundan, belki de keyfiyetinden istifade etmektedirler. Nitekim bir Hadis-i şerifte; 'Tezek ve kemiklerle taharetlenmeyiniz; çünkü onlar Cin kardeşlerinizin yiyecekleridir.'
Kaynak: Only registred user can see link on this forum! Registred or Login on forum! |
_________________ ^^__**?mZaM YoQtUr ßaRnAk ßaSsAm oLuRmU**__^^...BaRaN |
|
| Başa dön |
|
 |
BARAN Admin


Kayıt: 01 Mar 2008 Mesajlar: 2733
|
Tarih: 13,04,2008, 16:14:20 Mesaj konusu: Evlerinizi kabirlere çevirmeyiniz |
|
|
Evlerinizi kabirlere çevirmeyiniz
Cinler bazen evlerde gözükerek , bazende ev halkına eziyet ederek rahatsız ederler. Hatta evin içine pislik, taş gibi şeyler atarlar. Bazan evde 5 kişilik yemek pişer 10 kişi yiyormuş gibi çabuk biter. Bazen evde 3- 4 kişi olduğu halde on kişi varmış gibi fazla ses çıkar.
Sayılan bu evler ya kimsesiz evlerdir ki , cinler orada mesken kurarlar, yahutta içindeki insanlar islâmı yaşamadıklarından o evin malından , evladından ve hanımından istifade ederler onlara ortak olurlar. Allah'u Teale Kur'an-ı Mecidinde mealen:
" Onlara mallarında ve evlatlarında ortak ol" buyurmaktadır.
İnsan İslamdan uzaklaşınca bu ortaklık her zaman olabilir. Allah'a sığınırız.
Şeytanlar ve cinler insanların bulunduğu mekanda bulunabilir ve beraberce yaşarlar. Şeytanlar insanlarla beraber eve girip aynı evde hatta aynı yatakta uyuyabilirler. şöyleki evde kullanılmayan yataklar bir süre sonra onların kullandığı bir yatak haline gelebilir. Şeytanların sizin evinizde kalmasını istemiyorsanız eve girerken sağ ayakla ve besmele çekerek girmeniz gerekir. bu durumda sizin evinizi mekan edinemezler. Siz yemek yerken sağ elle ve başlarkende besmele ile başlarsanız sizin yemeğinize ortak olamayacaklar, Hanımınızla birlikte olurken " Allahümme inni euzü bike cennibneş şeytane ve euzübike ma razektena" demeli ve duhul esnasında besmele çekilmeli bu durumda hanımlarınızdan ve çocuklarınızdan onlara pay vermemiş olursunuz. Evet yanlış anlamadınız sizinle beraber cinler/ şeytanlar cisi münasebette bulunabilir bunu ancak yukarıdaki şekilde yaptığınız taktirde engellersiniz ve cinsi münasebet esnasında mutlaka yorganın altında olun yahut en azından üzerinizde bir örtü bulundurun.
Allah Rasülü (S.A.V.):
"Evlerinizi kabirlere çevirmeyiniz" buyurmaktadır.(Müslim) Namaz kılınmayan, Kur'an okunmayan ev mezar gibi olmuştur. Bu eve şeytanlarda cinlerde rahatça girip cirit atarlar. böyle bir evden cinler uzaklaştırılmak istendiği zaman, o cinlere evi terketmeleri için üç gün mühlet verilir. Evden gitmeleri ve ev halkından kimseye gözükmemeleri istenir. Eğer gitmezlerse bolmiktarda su alınır, eller suyun içine konulur, ağız iyice suya yaklaştırılır ve okuma bitinceye kadar öyle durularak şu dualar okunur.
Önemli not: Benim tavsiyem öncelikle evinizde sabahları ve akşamları bir tutam üzerlik tohumunu bir şeyin üzerinde yakarak dumanının evin her tarafına yayılmasını sağlayın (mesela bir teneke kutu olabilir tüpün üzerine koyun içine bir tutam üzerlik tohumu ek olarak bir miktar ak günlük ekleyebilirsiniz) cinler orasını terkeder . Eğer direkt olarak okuma yaparsanız cinler evi dağıtabilir evde cam eşyası ne varsa hepsini kırabilir. onun için ilk önce üzerlik tohumunun yakılmasını tavsiye ederim.
eğer hala terketmezlerse o zaman okuma yapılır eğer suya bir miktar sirke katılırsa daha tesirli olur. Suyun dökülme usülüde tuvalet ve banyo hariç bütün pervazlara bir miktar serpilerek suyun hertarafa dökülmesi sağlanır.
Suyu döktükten sonra 4-5 saat süreyle evi terkedin eve hiç kimse girmesin bu zaman zarfında evde birini görürlerse onu çarpabilirler.
Okunacak Ayetler sırasıyla şunlardır:
1- Fatiha;
Bismillahirrahmanirrahıym. Elhamdülillahi rabbi alemiyn Errahmânirrahıym.Maliki yevmiddiyn. İyyâkena'büdü ve iyyakenestaıyn. İhdinassıratal mütekıym. Sıratalleziyne en'amte aleyhim gayril mağdzubi aleyhim veledzaalliyn.
2- Bakara süresinin ilk dört ayeti:
Elîf, Lâm , Mîm. Zelikel kitâbü lâraybe fîhi hüdenlilmüttekıyn. Elleziyne yü' minune bil gaybi ve yukıymunessalate ve mimma razeknâ hüm yunfikun. Velleziyne yü'minune bima ünzile ileyke vema ünzile min kablike ve bil âhıratihün yüükınûn.
3- Ayet-el kürsî
Allahü lâ ilahe illa hüvel hayyül kayyûmü lâ te' huzühü sinetün vela nevm. Lehü mâ fissemâvati vema fil erdz. Men zellezî yeşfe'u iyndehü illa bi iznihi ya'lemu ma beyne eydihim vema halfehüm vela yuhıytune bişeyim min ı'lmihi illa bima şâ e vesia kürsiyyühüssemavati vel erdz. Ve lâ yeûdühü hıfzuhüma ve hüvel aliyyül azıym.
4- Bakara süresi 285-286. ayetler(Amerrasülü):
Âmenerrasulü bima ünzile ileyhimirrabbihi vel mü'minûn. Küllün âmene billahi ve melâiketihi ve kütibihi ve rusülihi lânüferrikubeyne ehadimmirrusülih, Ve kalû semi'na ve eta'na gufraneke rabbena ve ileykel masıyr. La yükellifullahü nefsen illa vüs'ahê lehea ma kesebet ve ileyhea mektesebet. rabbena lâ tüeahıznâ innesiynâ ev ehta'na. Rabbena vela tehmil aleyna iısran kema hameltehü alelleziyne min kablina. Rabbena vela tühammilna mâ lâ tâ katelena bih. va'fü 'annâ veğfirlena verhamnâ ente mevlâna fensurnâ alel kavmil kâfiriyn.
5- Alî İmran 18. Ayet:
Şehidallahü ennehü lâ ilahe illâ hüve vel melâiketü ve ülül 'ılmi kâimem bil kıst. Lâ ilahe illâ hüvel 'aziyzül haküym.
6- Âraf 54. Ayet:
İnne rabbekümüllahüllezî halakassemâvâti vel ardza fî sitteti ayyamin sümmestevâ alel arşi yüğşilleylennehara yatlübühü hasisen veşşemse vel kamera vennücume müsahharatim biemrih. Elâlehül halku vel emr. Tebarakellahü rabbül âlemiyn.
7- Mü'minûn süresi son 113ten 118 ayete kadar:
Efehasibtüm ennema halekaküm 'abesen ve enneküm ileyna la türce'ûn.Fete'alalahül melikül hakku Lâ ilahe illa hüve rabbül 'arşil keriym. Vemen yed'û me'allah, ilâhen âhara lâ bürhane lehû bihi feinnemâ hisabühü 'ıynde rabbih. İnnehü Lâ yüflihül Kâfirun. Ve kurrabbiğfir verham ve ente hayrurrahimiyn.
8- Saffat Süresi 1-10 ayetleri:
Vessâffati saffen, fezzacirati zecran. fettaliyati zikran. inne ilaheküm ilahün vahid. Rabbssemavati vel ardzı vema beynehüma ve rabbül meşarık. İnnâ zeyyennessemâeddünya biziynetinil kevakib. Ve hifzam min külli şeytanim marid.. La yessemme'ûne ilel meleil e'alâ ve yükzefune min külli canib. Dühuranvelehüm azeabün vasib. İllâ men hatıfel hatfete fe etbe'ahü şihabün sâkib.
10- Haşr süresi son üç ayeti:
Lev enzelnâ hazel kur'ane âlâ cebelin leraeytehû haşiam mütesaddiam min haşyetillah. Vetilkel emsalü nadzribüha linnasi le'allehüm yetefekkerûn. Hüvallahüllezî la ilâhe illâ hü. Âlimül gaybi veşşehadeti hüverrahmanürrahiym. Hüvallahüllezi lâ ilahe illa hü. Elmelikül kuddüsüselamül mü'minul müheyminülaziyzül cebbarul mutekebbir. Hüvallahül halikul bariül müsavviru lehül esmaül hüsna yüsebbihu lehü ma fissemavati vel erdzi. ve hüvel aziyzül hakiym.
10- Cin süresi'nin tamamı:
11- İhlas :
Bismillahirrahmanirrahiym. Kul hüvellahü ehad. Allahüssamed. Lem yalid. Velem yüüled velem yakün lehü küfüven ehad.
12- Felak:
Bismillahirrahmanirrahiym. Kul euzü birabbil felak. Min şerri mâ halak.Ve min şerri gâsıkin izâ vekab. Ve min şerrinneffaseati fil ukad. Ve min şerri hasidin izea hased.
13- Nas süresi:
Bismillahirrahmanirrahiym. Kul eûzü birabbinnasi melikinnasi ilahinnas. Min şerril vesvasil hannas. ellezî yüvesvisü fî sudürinnas. minel cinneti vennâs. _________________ ^^__**?mZaM YoQtUr ßaRnAk ßaSsAm oLuRmU**__^^...BaRaN |
|
| Başa dön |
|
 |
BARAN Admin


Kayıt: 01 Mar 2008 Mesajlar: 2733
|
Tarih: 13,04,2008, 16:15:34 Mesaj konusu: Hadisler Işığında Alimlerin Cinlerle İlgili Görüşleri |
|
|
Hadisler Işığında Alimlerin Cinlerle İlgili Görüşleri
Kur'ân-ı Kerim dışında Hz. Peygamber Efendimizden rivayet olunan Hadis-i şeriflerde de cinlerle ilgili pek çok bilgi bulunmaktadır. Hadisi şerifler ışığında alimlerin görüşlerini ele alacak olursak cinler hakkın da çok önemli bilgiler verilmektedir. Mesala Abdürrezzâkın tasniflerinde. Peygamber (s.a.v.) "On karşıma kendi suretinde geldi." Ebu'd Derda (r.a.)'nın rivayetinde-. "Yüzüme çarpmak için elinde ateşten bir şıhâp olarak geldi." "Bu münasebetle şunu arzetmek lazımdır ki. hayat sahibi mahluklar âlern-i maddideki insan ile. envâını saymakla tüketemediğimiz hayvanattan ibaret değildir.' "Allah'tan başka. Allah'ın askerlerinin şekil ve adetlerini kimse bilemez." Bunlardan akıl sahibi olarak, Resulullah'ın (a.s.) haber vermesiyle bilgimiz olup asfîyânın da bazen şahit olduğu iki taife var ki. "Melekler ve cinler" Bunlar istedikleri şekle girebilmektedirler. Melâike-i kiramın tamamı ervâh-ı ulviyye ve mukaddese olup, emri ilahiye itaatten zerrce ayrılmazlar. Durumları, semâvât-ı ulviyye olduğu halde bir takınılan Emr i Rabbani ile meskenimiz olan arza kadar iner ve yine urûç eder. cin denilen taife-i mahlûkat ise. bizimle arz üzerinde mesken kurmaktadır. Bunların da insan gibi, mü'mini, kâfiri vardır. Kâfirlerine şeytan ismi verilir. Melâıke'nin de. Çin'in de varlıkları Peygamber (s.a.v.)'in verdiği haber ve nassı kati (kesin delil) ile bilindiğinden "bu türlü mahlukat yoktur" demek Ayetleri ve Resulullah'ı inkara kadar gider ki Allah korusun küfürdür.
Hacc esnasında da Mina'da birkaç gün ikamet olunurdu. Bu aylar ve yerler her sene bütün Arap kabilelerinin toplandığı yerlerdi. Bu yüzden istifade etmeleri için kabileler çağrılırdı. Kalbinde zerre kadar imânı olanlara davetçi gönderilirdi. Hz. Muhammed(s.a.v.) in Mekke'ye dönüşlerinde, tam hac aylarıydı. sahabe-i Kiramdan bazılarıyla birlikte Ukaz Çarşısını teşrif etmek istemişti. İşte Hz. Peygamber (s.a.v.) bu sefer içinde Batn-ı Nahlede iken Cin kıssası vukua gelmiştir. 'Şüphesiz biz semâda burçlar yarattık. Semâyı, gözünü açan erbâb-ı nazara hoş gelecek gibi tezyin ettik, ondan herhangi recm olunmuş. Rahmeti ilahiyyeden tard edilmiş şeytanın istirak-i sem'de yani kulak hırsızlığı nevinden bir haber almaya çalışa ki, böylesine de açık bir ateş parçası (izlemesi için) musallat ettik* (15/16-1
Bu ayet Celâleyn Tefsirinde: şöyle izah ediliyor. "Varsa keşfedilmeyenler hariç, gök bilimcileri on iki burç tespit etmişlerdir. Koç, boğa. yengeç, ikizler, arslan. başak. terazi, akrep, yay. oğlak, kova ve balık burçları. Bunlar yedi büyük gezegenin menzilleridir.
Yedi büyük gezegen ise; Merih. Zühre, Utarit, Ay. Güneş. Müşteri ve Zülal'dir. Süre-i Saffa'taki "Muhakkak ki biz en yakın göğü (Dünya semasını) bir süsle, yıldızlarla süsledik ve (göğü) bütün İnatçı şeytanlardan koruduk. Artık onlar (o şeytanlar) "Melei Alâ" (Eşref meleklerden oluşan en yüce meclis) da olup bitenlere kulak veremezler ve her yandan kavrularak atılırlar (Taşlarıırlar) onlar için sürekli bir azap vardır. Meğer ki liderinden) bir söz kapan bin olsun. İşte onu delip geçen bir alev izleyip durur." (37/6, 7. 8. 9. 10.) "Ey Allah'ın Resulü cinin şunu da söyledikleri sana vahyolunduğunu haber ver. Biz semaya doğru çıktık da pek şiddetli bekçilerle, şühûb-i sakibe (yakıcı alev) ile dopdolu bul duk. vaktiyle bizler kulak verip haber alabilmek için semanın, yüksek sahasının ötesinde berisinde pusular kurar beklerdik. Şimdi ise her kim kulak vermeye kalkışırsa, kendini bekleyen bir sihâb-i (alev) karşısında buluyor."
Kaynak: Only registred user can see link on this forum! Registred or Login on forum! |
_________________ ^^__**?mZaM YoQtUr ßaRnAk ßaSsAm oLuRmU**__^^...BaRaN |
|
| Başa dön |
|
 |
BARAN Admin


Kayıt: 01 Mar 2008 Mesajlar: 2733
|
Tarih: 13,04,2008, 16:16:53 Mesaj konusu: |
|
|
Hangi "Hoca" (!) Diye Tanınan Cincilere Gitmek Dinimizce Yasaklanmıştır?
İnsanlar, hatta bazı hocalar veya salih insanlar hangi hastaları tedavi eden hocaya gidilir, hangisine gidilmez doğruyu yanlıştan ayırd edemez hale gelmişlerdir. Cincilerin ve sihirbazların alametlerini anlatacağım ki kimin doğru yoldan ayrılmış, sapık; kimin hak üzere olduğu anlaşılsın.
Eğer şu sayacağım alametler bu tür hoca diye tanınanlarda var ise o insan sihirbaz veya cincidir:
1) Hastanın resmini ister, resmine bakarak onun hakkında bazı bilgiler verir.
2) ismini, annesinin ismini sorar ve bu usulle onun hakkında malumat verir.
3) Suya bakarak suya cinnin veya bir hüddamın geldiğini söyler ve bu usulle ona cevap verir.
4) Hastanın giydiği elbiselerden herhangi birini ister, bazen, mendil, iç fanila veya külotunu v.b...
5) Siyah bir tavuk kesmesini ve keserken besmele okumadan kesmesini ister. O, kandan da o hastanın ağrısı veya sancısı olan mekana sürmesini ister, veyahut da o kesilmiş tavuğu harabe bir mekana atar.
6) Manası belli olmayan şeyler ile muska yazar.
7) Manası belli olmayan azimet ve tılsımlar okur.
Bazen hastaya bazı muskalar verir, toprağa gömmesini, denize atmasını, yakmasını söyler.
9) Bazen bu sihirbaz hastanın ismini, annesinin ismini ve yanına niçin geldiğini söyler.
10) Suyun içinden gözlerinin önünde sihir diye kendi hazırladığı muskaları çıkarır.
Bu tür insanların içlerindeki manevi karanlık yüzlerinden anlaşılır. Adeta yüzleri simsiyahtır. Basiretli bir mümin bu insanların habis olduğunu bilip onlardan yardım beklemez. Nerde kaldı ki bunları meşhur etsin...
Muhaddis alim fadıl ustad Şeyh Abdullah Habeşiye bu tür hoca lakabı ile tanınan cincilere gaybi haber sormak veya gaybi haberlerine inanmak maksadıyla değil sadece tedavi amacıyla gidilir mi diye sordum, haramdır gidilmez buyurdular. "Her kim kahin veya arraf'a gidip (cinciye) ondan kendi hakkında gizli olan bir şeyi sorarsa kırk gün tevbesi ALLAH katında kabul olunmaz. O kimse kahin'in sözünü doğrularsa küfür etmiş olur. (Tabarenil)
_________________ ^^__**?mZaM YoQtUr ßaRnAk ßaSsAm oLuRmU**__^^...BaRaN |
|
| Başa dön |
|
 |
BARAN Admin


Kayıt: 01 Mar 2008 Mesajlar: 2733
|
Tarih: 13,04,2008, 16:18:05 Mesaj konusu: |
|
|
Hastalığa Neden Olan Mikroplar Cin mi?
Sahih-i Müslim'de zikredilen bir hadiste. hz. Peygamberden azık isteyen Nusaybin cinlerine Hz. Muhammed'in (s.a.v.) "Kesilirken Allah'ın adı ile kesilmiş ve olabildiği kadar bol etli olarak elinize geçen her kemik sizin azığınızdır. Her deve pisliği de hayvanlarınıza yemdir" şeklinde karşılık verdiğini belirten Doç Ali Osman Ateş, Hz. peygamberin, "Kemikle, hayvan gübresi ile taharetlenmeyin çünkü onlar kardeşlerinizin yiyeceğidir" hadisindeki cinlerle, tıbbi bir terim olan mikropların kastedildiğini savunuyor. Cin ve Şeytan'ın kendi yaratılışlarına uygun beslenme tarzları olabileceğim ifade eden Doç Ateş. "Ancak bunun pis mikrop yatağı tezekler ve kemikler olmadığı açıktır. Eğer onlar enerji sağlamak için bizim gıdalarımıza muhtaçlarsa, herhalde bunu kemik ve tezekten değil, bizim de hoşumuza giden temiz gıdalardan sağlarlardı" diyor.
Yukarıdaki hadiste geçen "Kesilirken Allah'ın adı ile kesilmiş, ve olabildiği kadar bol etli olarak elinize geçen her kemik sizin azığınızdır" ifadesinden Allah Resulü'nün neden hayvanların mutlaka Allah'ın ismiyle Kesilmesini istediği daha iyi anlaşılıyor zannediyorum.
Kaynak: Only registred user can see link on this forum! Registred or Login on forum! |
_________________ ^^__**?mZaM YoQtUr ßaRnAk ßaSsAm oLuRmU**__^^...BaRaN |
|
| Başa dön |
|
 |
BARAN Admin


Kayıt: 01 Mar 2008 Mesajlar: 2733
|
Tarih: 13,04,2008, 16:19:33 Mesaj konusu: |
|
|
İnsan, Cinleri Nasıl Kendine Musahhar Ediyor?
[/img]http://80.190.202.79/pic/g/gizliilimler/29669.jpg[img]
[/b]Bazı insanların cinlerle görüşüp onlardan yardım görmesi, Müslümanların imamları tarafından bilinen bir gerçektir, insanın nefsi habislenip, tabiatı bozulunca, yani bir nevi şeytanlaşınca, günah işlemeye iştah duyup, lezzet alır. Dolayısıyla şeytanın arkadaşı olur. Artık kötü işler yapmaya aşık olur. Ibni Haldun Mukaddemesinde "Sahirin cinle görüşmesi, şeytana ve yıldızlara teveccüh yolu ile gerçekleşiyor. Bu teveccühün de onların yıldıza ibadet, şeytana ibadet, tazim ve tezeliül ve onlara secde etmeleri ile kendini göstermektedir" diyor. Artık şirk ve küfür sebebi i!e şeytan ile arkadaş olunca, şeytan onu seviyor ve bu sebeple onu mükâfatlandırıyor. Şeytanın adamlarından birisi herhangi bir insana vuruyor. O insanı da sahire götürüyorlar. Ona gitmesi sebebi ile şeytan ondan elini çekiyor. Hasta iyileştim diye ona para veriyor, dolayısı ile ona yardım ediyor. Bu sahir birine sihir yapmak istediğinde herhangi bir sureyi yazıp, sonra onu sidik ile veya herhangi bir necis ile silmesini söyler o da şeytanın dediği gibi yapar ve şeytan ona yardım eder.
Şehirlerden bazılarının itirafı: Bir tanesine sihrinin nasıl tesiri olduğu soruldu, o da şu cevabı verdi. "Ben sihri yapmadan evvel Kuran-ı Kerim'den şu sûreyi tabağa yazar, yazının üstüne bevl edip yazıyı bozarsın ve öylece yaptığım işte başarılı olurum." Başka bir tanesi şöyle diyor; "Ben sihir yapmadan önce sidik ile abdest alır iki rek'at namaz kılar ve sihirimde başarılı olurum." istanbul'daki sahirlerden bir tanesinin itirafı; "Ben Kur'an-ı kıçımın altına alıyorum, cinler o zaman bana yardım ediyorlar". Sahir ve sihir ile alakalı geniş izahatler ilerde gelecektir. _________________ ^^__**?mZaM YoQtUr ßaRnAk ßaSsAm oLuRmU**__^^...BaRaN |
|
| Başa dön |
|
 |
BARAN Admin


Kayıt: 01 Mar 2008 Mesajlar: 2733
|
Tarih: 13,04,2008, 16:20:46 Mesaj konusu: |
|
|
İnsanlara Musallat Olan Şeytan ve Cinlerin Amaçları Nedir?
Müslüman cinler, yani Kur'ân-ı Kerim'e Hz. Muhammed (s.a.v)'e iman etmiş olan cinler, tıpkı insanlar gibi Allah'a, Kurana, onun resulüne iman eden, ibadet eden, aile hayatı olan tıpkı insanlar gibi sosyal faaliyeti olan varlıklardır. Müslüman cinler arasında da elbette ibadeti zayıf olan, isyan eden, kimi zaman ibadetten uzak kalanlar da vardır. Tabi ki imanlarını da muhafaza ederler. Bir de, şeytanı cinler vardır. Bunlann maksadı, kendi dünyalannın ve yaşantılarının haricinde ekseriyette insanlara zarar vermek ve musallat olmaktır. Kimi insanın kalbine ve beynine hükmedip yönlendirebilirler. Şeytani enlerle İrtibat halinde olan insan, onlann emri alandadır. Onlar ne derse, onu yapar. Zaten Şeytani cinlerin amaçları o insanı imandan uzaklaştırmaktır, şeytan, ne kadar kötü amel varsa. hepsini gerçekleştirir Cinler ne isterse. 0 tür insanlara yaptırırlar. Bir anlamda cinler, o insanlara hükmederler. Bu gibi durumlarda benim tavsiyem, birincisi kimse cinlerle irtibatlı olayım diye. böyle bir yola başvurmasın, çünkü o insanın aklı tamamen gidebilir. Pek tavsiye etmem. Ama Nas ve felak sureleri vardır. Bu sureleri iyi okuyup, anlamak gerekiyor. Kuran o kadar büyük bir hazine ki. bunun kıymetini bilmiyoruz. Kuran herşeydir. Kur'ân sadece ölülerin arkasından okumak için değildir.
Kaynak: Only registred user can see link on this forum! Registred or Login on forum! |
[/img] _________________ ^^__**?mZaM YoQtUr ßaRnAk ßaSsAm oLuRmU**__^^...BaRaN |
|
| Başa dön |
|
 |
|
|
Bu forumda yeni başlıklar açamazsınız Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız
|
Powered by phpBB © 2001, 2005 phpBB Group Türkçe Çeviri: phpBB Turkey & Erdem Çorapçıoğlu
|