HARBİ SOHBET EYLENCE FİLM DİZİ VE BİLGİ DÜNYASI Forum Ana Sayfa HARBİ SOHBET EYLENCE FİLM DİZİ VE BİLGİ DÜNYASI
sohbet eğlence ve bilgi forumu film izle indirmeden izle oyun oyna
 
 SSSSSS   AramaArama   Üye ListesiÜye Listesi   Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları   KayıtKayıt 
 ProfilProfil   Özel mesajlarınızı kontrol etmek için giriş yapınÖzel mesajlarınızı kontrol etmek için giriş yapın   GirişGiriş 

Antika saat

 
Yeni başlık gönder   Başlığa cevap gönder    HARBİ SOHBET EYLENCE FİLM DİZİ VE BİLGİ DÜNYASI Forum Ana Sayfa -> Öyküler, Fıkralar ve Hikayeler
Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yazar Mesaj
canbaba
foruma ısınan uye
foruma ısınan uye


Kayıt: 20 Tem 2008
Mesajlar: 17

MesajTarih: 03,08,2008, 19:26:44    Mesaj konusu: Antika saat Alıntıyla Cevap Gönder

ANTİKA SAAT


Aklı baş ucundaki üzeri sedef kakma işlemeli ufak sandıktaydı. Çocukluk günlerindeki babasının köstekli saa-tini, yeleğinin cebinden çıkarmaya çalıştığı o minik elleriyle saatin zincirine asıldığı, babasının kendisine; ‘ ver oğlum bakıyım biraz daha büyü söz sana vereceğim’ diyerek elin-den aldığı o köstekli saatini hiç mi hiç unutamamıştı.
Dörtlü gümüş zincirle yeleğinin düğme iliğine geçi-rilmiş zincirin diğer ucu bir kuğunun boynu gibi kavis yapa-rak yeleğinin cebine kadar iniyordu.
Can etrafındakilerin ne düşündüğüne aldırmadan bir noktaya diktiği gözünü ayırmadan tebessüm etti. Bir şeyler mırıldanıyordu. Kızının elini tuttuğunun farkında bile değildi. Can’ı yeni ziyarete gelenler bu durumu görüp:
“-Yooo Sevil Hanım! Maşallah bugün daha iyi gör-dük, korkacak bir şey yok” deyip Sevil Hanımı teselli edi-yorlardı.
Can’ın bir gözü işlemeli sandıkta, rahmetli büyük annesinin sözleri de hala kulaklarındaydı. Çok şükür daha bunamamıştı:
“-Benim vasiyetim oğlum, ölmeden önce açacaksın sandığı demişti” verirken.
Can’da gençlik yıllarında aldığı sandığı bir köşeye koymuş, ölüm döşeğine gelene kadar aklına bile getirme-mişti. ‘Birazdan belki ölebilirim’ diye geçirdi aklından. Kızına seslendiğini zannediyordu. Hafifçe bir dudak kıpırdama-sından başka bir şey değildi yaptığı. Sanki sesinin çok yük-sek çıktığını zannediyor ve kızının kendisine neden cevap vermediğine için için üzülüyordu. Can duvar saatine kaydı-rıp gözünü içten bir ‘ah’ çekti. Babasının kendisine verdiği köstekli saati düşündü sonra.

Can’ın öğretmen olarak tayini çıktığında, büyük an-nesi de beraber gelmişti torunuyla köye. Torununu çok seviyor onu hiç yalnız bırakmıyordu.
Can babasından kendisine hatıra kalan saatin kıy-metini bilmemiş, ‘saat çalışmıyor’ diye kahveci Talip’in kol saatiyle takas etmişti. Şimdi hasta yatağında nereden gel-diyse aklına saat, seneler öncesi ‘o anı’ düşünüyordu. Ba-bası ‘bu sana bırakabileceğim tek mirasım’ demişti ve genç yaşta vefat etmişti. Şimdi Can’ın hasta yatağında ‘o anı’ düşündüğünü kim nereden bilecekti.
Büyük annesinin kendisine verdiği ve ölene kadar hiç açmamasını söylediği ‘o ufak oymalı, antik, sedef işle-meli sandığa’ ne demeli. Kendiside çocuklarına o sandığı vermeliydi, onlarda çocuklarına.
Can artık günlerinin sayılı olduğunu biliyordu. Peki, kendisi çocuklarına ne bırakacaktı hayatta. Onları yüksek okullarda okutmak ve saygın birer insan olmaktan öte. Oy-sa kendiside ufak bir zarf bırakmış kutunun üzerinde yılları-dır öylesine durup duruyordu.
Can kısık bir sesle ellerini tutan biricik kızına gözle-riyle işaret edip, kulağına eğilmesini istemiş, gene kısık bir sesle:
“-Biliyor musun kızım, geçmişim beni ayakta tutu-yor” diyebilmişti. Can son saatlerini yaşadığını bildiği için, ellerini bırakmayan kızı Sevil’e tekrar bir şeyler söylemeye çalıştı. Sevil zorda olsa anlamıştı babasının ne dediğini. Komedinin üzerinde duran ‘sedef işlemeli saati’ babasına getirdi. Can:
“-Bu mini çeyizsandığı bana büyük annemden ya-digar. Siz bilmezsiniz kızım büyükannemi. O bizim ailenin en çilekeş insanıydı. Babam ölünce, kim bize kol kanat gerdi sanırsınız. Büyükannem. Elbette ki annemin de bizde hakkı ödenmeyecek emekleri var. Ama şimdi sizlere büyü-kannemden yadigar olan bu sandığı açmanızı istiyorum” dedi. Sevil zor anladığı babasının konuşmaları üzerine; sandığın üzerindeki babasına ait zarfı bir kenara bırakıp, sandığın üzerinde bir kolye gibi sallanan anahtarla kilidi açtı. İçinde ağzı büzülerek fiyonk şeklinde bağlanmış kadi-fe bir keseyi andıran ve içersinde belki de kıymetli bir şey olan torba duruyordu. Can irileşmiş bakışlarıyla kızını izle-mekteydi. Şimdiye kadar hiç merak etmemişti. Ama büyük annesinin vasiyeti vardı. Ölmesine yakın açacaktı. Sevil büyük bir itina ile kadife kesenin ipini çözerken heyecan-lanmıştı. Kağıt hışırtıları işitti önce. Sonra keseyi avucu-nun içersine ters çevirdiğinde kağıda sarılmış gümüş renkli köstekli bir saat çıktı. Can büyük bir heyecanla:
”-Tamam bu işte! Benim sahip çıkamadığım baba-dan kalma yadigar köstekli saatim bu işte, bu işte kızım” diyebilmişti. Bir poşet şeklinde düzgünce bükülmüş bir ka-ğıda sarılı cep saatiydi şimdi Sevil’in avucundaki. Kağıtta da bir şeyler yazılıydı. Sevil dikkatle yazıyı okumaya başla-dı.
“-Sevgili Hocam, sen bizim çocuklarımızı okutan değerli öğretmenimizsin. Senden bu saati aldıktan sonra vicdanen hiç huzurlu olmadım. Birkaç kez benden istedin baba yadigarı bu saati. Ama benim kol saatimle takas etti-ğin için önceleri kabul etmedim. Sonra sen yokken beni affetme dileğinle birlikte anneannene bıraktım”. Altında bir-de tarih vardı.
Can gençlik yıllarında hiç affetmeyeceğim dediği Talip’i şimdi affetmişti. Gülümseyerek kızı Sevil’e:
“-Sizde hayatınızın sonuna kadar saklayın bu saati” diyebilmişti son söz olarak.


Ahmet Canbaba

_________________
Emekli kendi halinde şiir,hikaye ve güncel yorumlar yazan çağdaşlığın karşısında bir perde olan cehalet ve yobazlığın karanlığına bir yudum ışık uzatmak için yalnızca kalemini kullanan bir kişi.
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder MSN Messenger
Önceki mesajları göster:   
Yeni başlık gönder   Başlığa cevap gönder    HARBİ SOHBET EYLENCE FİLM DİZİ VE BİLGİ DÜNYASI Forum Ana Sayfa -> Öyküler, Fıkralar ve Hikayeler Tüm zamanlar GMT +1 Saat
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)

 
Geçiş Yap:  
Bu forumda yeni başlıklar açamazsınız
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız



Gratis Page Rank Service - Pagerank Anzeige ohne Toolbar yatus24.de - Pagerank Anzeige ohne Toolbar


Powered by phpBB © 2001, 2005 phpBB Group
Türkçe Çeviri: phpBB Turkey & Erdem Çorapçıoğlu

Abuse - Report Abuse
Powered by forumup.com forum gratis free, create open your free forum!
Created by Raulken of Hyarbor S.r.l.
TOS & Privacy.

Page generation time: 0.035