 |
HARBİ SOHBET EYLENCE FİLM DİZİ VE BİLGİ DÜNYASI sohbet eğlence ve bilgi forumu film izle indirmeden izle oyun oyna 
|
| Önceki başlık :: Sonraki başlık |
| Yazar |
Mesaj |
harbi forumun en başarılı uyesi

Kayıt: 24 May 2008 Mesajlar: 897
|
Tarih: 17,07,2008, 19:10:55 Mesaj konusu: Eyşe Şan |
|
|
Eyşe Şan Kürt müziğinin özgürlük çığlığıydı
Sanatçılar ürettikleri eserleriyle kendilerini anlatırlar ve toplumun geleceğinde de öyle yaşarlar, ölümsüzleşirler. İşte bu ölümsüzlerden biri de yaşamını sanatına adamış olan Kürt müziğinin efsane isimlerinden Eyşe Şan'dır. Eyşe Şan, 18 Aralık 1996 tarihinde İzmir'de yakalandığı kanser hastalığı nedeniyle aramızdan ayrıldı.
Dengbêj divanlarıyla büyüdü
Kasım 1938 tarihinde Diyarbakır'da dünyaya gelen Eyşe Şan; Eşyana Kurd, Eyşe Xan, Eyşana Osman olarak da bilinir. Müzikte 'Taçsız Kraliçe' ünvanı da en çok kendisine yakıştırılırdı. Anne ve baba tarafı tanınmış ve varlıklı ailelerdendir. Annesi Haciye Xanım, Erzurumlu Haci Mustafa Beyin kızıdır. Babası Osman ise tanınmış Cibran aşiretinden olup aynı zamanda kendi döneminde tanınmış Dengbêjlerdendir. Eyşe Şan'ın müziğe yönelmesinde babasının rolü belirleyici olmuştur. Babasının dengbêj olması nedeniyle evlerinde sürekli dengbêj divanı kurulur ve dengbêjler kılamlarını söylerler. Daha çocuk yaşlarda evlerinde kurulan dengbêj divanlarında söylenen kılamlardan Kürt kültürünü, tarihini öğrenir. Eyşe Şan müziğe ilk adımını evlerinde kurulan dengbêj divanında seslendirilen kılamlardan aldığı eğitimle atar. Bu sürecin kendisi üzerindeki etkilerini anlatırken, 'Keşke Diyarbakır'daki evimizin duvarlarının dili olsaydı da o dengbêj gecelerini anlatsaydı. Evin dip köşesinde dengbêjleri dinlerdim' diyordu. 20'li yaşlara gelirken kendisi de tıpkı babası gibi Kürt klasik kılamlarını kadınların bulunduğu ev ortamlarında seslendirmeye başladı. Yanık ve duygulu sesi dinleyiciler üzerinde önemli bir etki yaratırdı. Ancak, feodal ve dindar aile yapısı bir kadının şarkı söylemesine izin vermeyecek kadar katıydı. Özellikle de erkeklerin bulunduğu ortamda bir kadının şarkı söylemesi 'lanetlenmek' ve 'aforoz' edilmek için yeterliydi. Nitekim babası ve yakın çevresi bir süre sonra kendisini şarkı söylemesi nedeniyle reddederler ve ölene kadar bir daha görüşmezler, Diyarbakır'a gelmesine de izin vermezler. Geri feodal yapı ve erkek egemenlikli toplumsal sistemden en büyük darbeyi bu şekilde yiyen Eyşe Şan'ın müzik hayatına adım atması erkek egemenlikli feodal topluma karşı bir başkaldırı ve kadın olarak kendi kimliğini kazanmaya dönük cesur bir adımdır, bir özgürlük arayışıdır. Sanatçı 1963 yılında geldiği İstanbul'da ezgilerini Kürtçe ve Türkçe seslendirir ve çeşitli konserler verir. Şan en önemli Kürtçe şarkılarının yer aldığı plaklarını da bu sırada yapar. Kürtçe okuduğu şarkılar nedeniyle çok ciddi baskılarla karşılaşır. Ve çaresizlik içinde 1972 yılında Almanya'ya sürgüne gider. Almanya'dayken 18 aylık kızının ölmesi üzerine büyük bir sarsıntı geçirerek içine kapanır. Herkesin bildiği 'Qederê' adlı eserini de bu yıllarda yapar.
Annesini görmesine izin verilmedi
Eyşe Şan'ın annesi kendisini sürekli sahiplenmeye çalışır, ama geri törelerin hükmünü aşamaz, babasını ve aile çevresini ikna etmeye gücü yetmez. Annesi hastalanıp ölüm döşeğindeyken kızını görmek ister, ancak buna bile izin verilmez. Ve gurbet ellerde annesinin hastalığı ve ölümü üzerine yaptığı 'Heywax Dayê' adlı ezgiyi yanık sesiyle birleştirince yürekleri parçalar; 'De heywax dayê, xerîbim dayê/ De heywax dayê, bêkesim dayê/ Kesêmin nema li ržyê vê dinyayê, bimirim dayê/ Derdgiran im dayê/ Dayika min dinala haya min tu nîn e, der ž cinaran dibên/...' Ülke özlemi, annelik duygusu, yurtseverlik teması, sevda, töre, kadına ait eserlerin yanı sıra klasikleşmiş ve Kürtlerin kültüründe, tarihinde önemli yer edinen kılamları derleyip yorumlayan Eyşe Şan 1979 yılında Irak'a gider. Bir süre Bağdat radyosunda çalışıp eserlerini seslendirir. Burada Kürt müziğinin önemli isimlerden Mehmet Arif Cizrawî, İsa Berwari, Tehsin Taha, Gülbahar, Nesrin Sêrwan, Cemilê Horo gibi kişilerle tanışır ve birlikte konserler verir. Eyşe Şan, 1990'larda Kürtlerde özgürlük ve demokrasi mücadelesinin gelişmeye başlamasıyla birlikte şarkılarında mücadele ve özgürlük temalarına da yer verir. 'Werin Pêşmerge', 'Newroz ž Diyarbekir' şarkılarını bu süreçte yapar. Feodal toplumsal yapının ve geri törelerin etkisi altında ezilen kadının kimlik arayışında tek başına bir yaşam mücadelesi veren Eyşe Şan yurtsever kişiliğiyle bir özgürlük çığlığıdır. 1996 yılında yakalandığı kanser hastalığı nedeniyle yaşamını yitirene kadar İzmir'de çocuklarıyla birlikte yaşar. Hasta yatağındayken cenazesinin Diyarbakır'a defnedilmesini vasiyet eder. Cenazesi çok az kişi tarafından İzmir'de defnedilir. Kimsesizlik yaşamda olduğu gibi ölümde de yakasını bırakmaz. Diyarbakır'a, doğduğu topraklara defnedilme vasiyeti halen sahiplenilmeyi beklemektedir. Yaşamını halkının sanatına, kültürüne ve diline adayan birinin bundan daha kutsal bir dileği olabilir mi? Kom Müzik de Eyşe Şan anısına özel bir albüm hazırlamıştı.
|
|
| Başa dön |
|
 |
|
|
Bu forumda yeni başlıklar açamazsınız Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız
|
Powered by phpBB © 2001, 2005 phpBB Group Türkçe Çeviri: phpBB Turkey & Erdem Çorapçıoğlu
|